DOĞU VE BATI ALMANYA’YI KAHVE Mİ BİRLEŞTİRDİ?

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sovyet işgaline giren Doğu Almanya’da en fazla tedarik zorluğu yaşanan ürünlerden biri kahve oldu. 1977’de Doğu Almanya, iç piyasadaki kahve talebini karşılamak için yeterli dövizi olmadığından büyük bir kahve krizi yaşadı.

Doğu Almanya’ya ithal edilen ilk kahve Sovyetler Birliği’nden geldi. İthalat 1954’te durduğunda, bu ilk kitlesel kahve kıtlığına yol açtı ve kahve satın almak için yabancı para kazanma çabalarını yoğunlaştırdı. Çünkü, kahve ticareti batı para birimleri ile yapılıyordu.. Bu kriz Doğu Almanya dış politikasının yeniden canlanmasına yol açtı. Özellikle, Doğu Alman hükümeti Üçüncü Dünya ülkeleriyle kahve ve enerji karşılığında silah ve kamyon takas etmeye başladı.

1970’lerde kahve, Doğu Alman halkının bütçesindeki en önemli tüketim maddelerinden biriydi. Batı Almaya’daki arkadaş ve akrabalardan gelen hediyeler ülkenin kahve ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabiliyordu. Bu yıllarda, Doğu Almanya’da kişi başına düşen yıllık kahve tüketimi 3,6 kilogram idi. Doğu Alman vatandaşları, yılda ortalama 3,3 milyar Doğu Alman Mark’ını kahveye harcıyordu, Bu da yıllık mobilya harcamalarına eşit, ayakkabıya harcanan paranın ise iki katına karşılık geliyordu.

Bu kriz döneminde kahve ihtiyacını karşılamak için çözüm olarak “Kaffee-Mix” adıyla alternatif kahve üretildi. Bu kahvenin %50’si düşük kaliteli kahveden, diğer %50’si ise bakliyat unu ve protein tozlarından oluşmaktaydı.

Doğu Almanya vatandaşları ezici bir şekilde Kaffee-Mix’i reddetti. Bu karışımı, günlük yaşamlarında büyük yeri olan kahveye ve yaşamlarına bir saldırı olarak gördüler. Kaffee-Mix, kahve makinelerine de zarar veriyordu. Çünkü karışım, filtreleri tıkayan, ısı ve basınç altında şişen proteinler içeren bezelye unu gibi bileşenler içermekteydi. Bu durum sayısız şikayetlere, öfkeli tepkilere ve protestolara yol açtı.

1975-1977 yılları arasında Doğu Alman kahve tüketiminin % 20-25’inin Batı Almanya’dan gönderilen yardım paketleriyle ulaştığı tahmin edilmektedir. Doğu-Batı Almanya tarihinde kahve, keyif verici bir tüketim maddesi olmanın çok ötesine geçerek, Alman iç birliğinin sembolü olarak yeniden birleştirici bir rol oynamıştır.

Kahve’ye ve dostluğa içelim.